9/27/2011
9/25/2011
eşik.
yoruldum bugün.. yok fiziksel yorgunluk diil.. hissettiklerimi paylaşırken yoruldum.. sabah kuzenlerimleydim.. hemen herşeyi paylaştım, sanırım tek başıma başa çıkamayacağım.. bu öncekiler gibi diil..vurdu mu tam vuruyor.. işte o zaman çok fena.. neyse sonra kuzguncukta indim.. doğrusu eve dönmeden bi kahve/çay içip eve yürüyerek gelmeyi planlamıştım ama e. amca ile karşılaştım.. ver elini tosunum.. orda gene masaya yatırdık.. ne de olsa hepimiz heheliyiz..anlıyoruz birbirimizi.. "gene neyin var?" cümlesi hiç çıkmadı ağzımızdan birbirimize.. şimdiye kadar başka sorunlar olmadı diil. ama bu konuda kimse kimseyi sorgulamadı, yargılamadı.. konuştuk, konuştuk.. konuşmak bazen ağırdır. üstüste gelince bana da ağır geldi..
evdeyim.. hmm galiba 2-3 saat oldu eve döneli.. çamaşır yıkadım, etrafı toparladım biraz.. biraz dinlendim biraz yordum kendimi.. uyku bastırdı.. ama yarın pazartesi gece uyuyamamaktan korktum.. oturdum kalktım dolandım.. dolandım ama karışmasın kafınız 70m2 evimde iki odam arasında :)
bi kadeh içtim.. bişiler yedim.. keyif aldığım şeyleri boya kalemlerini defterleri ortalığa çıkardım. düşünmedim.. düşünmek şu an için iyi fikir diil.. çamaşırları serdim -muntazam bir şekilde.. madonna official top 20 var televizyonda.. şimdiye kadar tek hayran olduğum kadın.. öle fan olan insanlardan diilim hiç olmadım.. orta ilkokul-okulda bile.. ama bu kadın başka bişi...
time goes by so slowly!
ablam aradı.. anlattım tüm hissettiklerimi.. sanırım üzüyorum onu paylaşınca bunları... ama anlatmazsam olmaz.. naparım!.. anlatmalıyım.. ona dedim ki "böyle telefonda konuştuğum kadar mantıklı değilim olaylar karşısında..." anlamaya çalışıyor.. daha öce sizle bi yerlerde paylaştığım sağlık problemim için kullandığım ilaçla başladı bu huzursuzluklarım..ama o ilaçlardan sebep vücudumdaki dengeleri normal seviyesine ulaştığında düzelecek(mış) herşey bırakmamalıymışım... 6-8 ay.. herkes aynı şeyi söylüyor..umarım.. o zamana kadar ne(ler) olacak hiç bilmiyorum!
I'm in trouble deep!
bazen kendimden korkuyorum, siz hiç kendinizden korktunuz mu?
9/24/2011
24eylül
cumartesi.. çıkamadım bir yere.. çıkmadım.. gündüz de evdeydim.. akşamüstü bi hareketlendim, niyetlendim o'nunla konuştum hadi dedi.. ama ı ıh.. yapamadım..
günler sorgulamalarla geçiyor.. kafama takılanları paylaşmakla.. neyin kimin nasıl etkisi olduğunu -acaba etkisi olup olmadığını anlamaya çalışmakla..
kırılmıştım o'na.. cuma bi nevi özür diledi, açıkladı.. yumuşadı kalbim.. bilirim yıllardır yanımda, kırmak istemez kırdı ama öyle, rahat işte.. ben de onun rahatlığını sevmiyo muyum zaten?
"iş"i kelimelere bile dökmüyorum.. o kadar karışık ki..
sonra acaba sen mi acıtıyorsun istemeden, farketmeden b(s)en anlamadan diye düşündüm.. ben seni konumlandırırken hep iyi geldiğini düşündüm.. ama baktım ki sormaya başlayınca sorular ardarda geldi birdenbire.. susmaca olmasın istiyor insan ama.. kimse yanıtlayamıyor/yanıtlayamayacak belki.. en çok ta "e tamam görüşmeyelim" mi diyeceksin/diyeceğiz onu merak ediyorum.. bu mu olacak çözüm? ve bu bu kadar kolay mı olacak.. çözüm ne, çözümüm de yok.. bilmiyorum..
o zaman ne düşünmeli; hayat böle bişi mi demeli? kendini tümden kapalı tuttuğunda da böyle lady'm, açtığında da.. niye açıyorsun o zaman?
...
güneş bulutların ardından çıksa diyorum, rüzgar sürüklese herşeyi...
9/23/2011
9/22/2011
9/21/2011
yirmibirEylül
size gökgürültüsünden korktuğumu anlatmıştım di mi.. dışarda gene hareketler var.. bu kışın ilk yağmuru galiba..
senin beni anlamanı beklemiyorum..
haftasonu bi düğün vardı.. hesabettim 20 yıllık arkadaş.. beraber büyümüşüz.. çok serseriydi gençliğinde.. pek te yakışıklıdır candır.. duruldu zaman geçtikçe.. biz hepberaber.. düğününde de.. düğün prosedürlerini sevmiyorum.. onun yerine büyükler için minnoş bişi, arkadaşlar için daha küçük bir organizasyon.. bence olması gereken bu.. en azından benim yapmak isteyeceğim..
peki anlama ihtimalin ne?
mesela bi sabah kalkıyorum, depresyon da neymiş diyorum.. gülüyorum gözlerinin içine bakıp depresyonun.. sonra bu sabah kalkıp pisli puslu bir ruhla giriyorum güne.. ne neyi tetikliyor bilmiyorum..
bugün güzün ilk günü..
sonra geçen gece çok ağladım.. ben kimseye ona ihtiyaç duyduğumu söyleyeme(di)m.. hiç.. hatta bazen ihtiyaç duyduğumu hissedince kaçtım.. biliyor musunuz şimdiye kadar kimseye kurmadım bu cümleyi: "sana çok ihtiyacım var".. sonra o gece tüm cesaretimi topladım ve aradım.. söyleyemedim ama aradım..
güz sarıdır..
ve ben onu karşıladığımda hiç sımsıkı sarılmamışım.. oysa sarıldım hissetmiştim hep.. ama sarılamamışım.. üzgünüm..
sarı hüzündür..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)