12/02/2010

secret.



12/01/2010

aşkın yolu.

"aşkın yolu bir"

iki gündür bu cümle sürekli aklımda.. ordan alıp oraya koyuyorum, şey gibi facebook statüs mesajım oluyo.. yok olmadı deyip twitterda yazıyo buluyorum kendimi, olmadı blogda bir postta başlık oluveriyor.. tumblr e yazıyorum.. ama aslında hiç bir yere sığdıramıyorum yada ben oturtamıyorum. olmuyor.

aşkın bir olan yolu ne? sakın hepsi demeyin! flört etmek mi? aynı evi paylaşmak mı? ne bileyim o yeni bir işe girince yada terfi alınca kutlama yapmak mı? bir yakınını kaybedince yanında olmak mı? odada ortalık yerde bıraktığı çorapları gülümseyerek yerden kaldırmak mı? ona ne kadar yorgun olursa olsun koştur koştur yemek yapmak mı? bunlardan biri mi??

yoksa parmağının ucu bile dokununca içinin erimesi mi? sadece gözlerini diktiğinde bile ellerin, kolların sanki sana ait değillermiş gibi nereye koyacağını bulamamak mı yada titremesi mi?

yoksa iliklerine işleyene kadar o'nunla sevişmek mi?

galiba yanıtı buldum ama kimbilir belki de bulamamışımdır..


11/30/2010

singing my life!

düz bir çizgi çektim. dümdüz. üstünden gidiyorum. çizgi düz ama düz olması beni doğru yere götürdüğünü göstermiyor. hatta bir yere gittiğini de göstermiyor.

kapalı kalma ihtiyacım var. böyle bir sendrom var mı? hani huzursuz bacak sendromu gibi bişi olabilir mi bu; "kapalı kalmak isteme sendromu"!

nasıl yani kapalı kalma, kendini çok açtığını farkettiğinde hemen geri adım atıp uzaklaşma, tüm gizli kalması umulan/ gizli tutulduğu sanılan(?) ayrıntıların,özelliklerin anlaşıldığını düşünme, bir yandan anlaşılmak istenme, bir yandan kapalı kalma.. işte böle bişi...

bir elin parmakları böyle hissedilmeyen kişiler. onların yanında huzur. güven. olabildiğince dengelenmiş olmak. uykuya güzel dalmak, sabaha gülümseyip uyanmak.



balıkların en güzeli.

11/28/2010

haydarpaşa hüznü...

şimdi tüm bu güzellikler eskide mi kaldı?!

11/27/2010

lady's contemporary istanbul

benim gidebilme şansım oldu.. 
belki siz de çok istediniz de gidemediniz..
bunlar bendenizin gözüne takılanlar..
bakalım sevecek misiniz!


Andreas Lutherer

Andreas Lutherer- Walking Istanbul



Michael Wolf - Transparent City

Ebru Döşekçi - Aşkın Yolu Bir

Kemal Turan

Ekstramücadele

Ebru Döşekçi - Dönüm

Hans Scheib - Pretty One

Valker Marz


Hanefi Yeter - I see you

Yıldız Şermet

Bedri Baykam



Gül Erali



Gönül Nukoğlu


Pınar Yeşilada- Öncesiz Sonrasız



11/26/2010

u'd better knock on wood!

hoşgelmişiniiiz efeniiiim,
nasılsınız inşallah? mekanımız sanırım bu gece geç saate kadar açık! malum bugün uykuya doydu lady'niz!


bugün izin verdim kendime.. herşeyi bir kenara kaldırdım uuu duyan da rest çektin sanar lady'm! uyandıktan sonra toparlanıp güzel bir kahvaltı için attım kendimi dışarı! buyrun kahvaltı arkadaşımın fotoğrafı! :)


çok ciddiyim, çantamın içine bile girdi :)) bol bol gülümsetti beni, sanırım benim onunla konuşmalarımı izleyenleri de :) hem sırnaştı hem poz kesti!

yolum var galiba... ne dersiniz?


son birşey daha vardı... diyorum ki, dalda 5 kuş var, birini vursam vurmam o ayrııı :p kaç tane kalır? :)





öpüldünüz!

daha önce nolmuş ki?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...