11/26/2014

korkağın teki olmuşum da haberim yok.

yapamayacağım galiba.

10/29/2014

yirmi dokuz.

sonra onlarca onlarca düşünce.

çok yorucu bu uzun günler. çalışmak insanın akıl sağlığı için gerçekten iyi. hayat ise bir kalabalık bir çok yalnız. ama sizin istediğinizi kadar kalabalık, istediğiniz kadar yalnız.

..hele bugün çok zamanım vardı düşüncelere. sahile indim. kitabımı aldım. okuyabiliyorum bu ara. zaman zaman okuyamazsınız ya. bu dönem onlardan değil. okuyabiliyorum ve hissediyorum da okuduklarımı. güzel bir duygu.

sonra diyorum ki bu benim zorluk diye isimlendirdiğim hiçbirşey aslında zorluk değil. başka birşey. şımarıklık de. zayıflık de. güçlü olma çabası de.. diil ama korkmak de. başak başka şeylerin hepsinden biraz belki. ama zorluk değil.

özlüyorum.. ama günün sonunda gitti kalmadı sevgisini hissettiğim de.


insan önce kendini affetmeli herşeyde. ve kendini sevmeli.
sizin kendinizi sevdiğiniz ve kıymet verdiğiniz kadar sevip değer veriyor herkes.
ve sevgi affetmekten ve değer vermekten geçiyor.

kasım belki başka olur.


10/28/2014

yirmisekiz ekim.

.....silerek başladım yazmaya.. izlediğim filmi anlatacaktım. cümlenin etkisi var hafızamda ama kelimeyi bulamıyorum..
oysa olan biten sevdiği kadını değiştirmeye çalışan bir erkeğin cümlesiydi.. paylaşmak istediğim. hepsi o.

hepimiz birilerini değiştirebileceğimizi zannediyoruz. oysa bi düşünmeli; küçücük henüz hala birey diye bile tanımlamadığımız bebekleri bile değiştirmek mümkün değil. içimizden gelen sesler davranışlar hep..

son 3 yıldır yoksa dört mü demeliyim sevdiğim hayatımı paylaştığım bir adam var. hayatımın parçası oldu. sevdik birbirimizi. ama beni hiç olduğum gibi istemedi. hep değişeceğimi umdu. denedi değiştirmeye. çok denedi. ben esnemeye çalıştım. ortak bir yerde buluşmak istedim. vazgeçemedim çünkü.

snore ayrıldık. olamadı. bi şekilde bitti. ama bitmedi de. o zamanlar bana hep gitmem gerektiğini başka şeyler denemem gerektiğini söyledi durdu. sonra denedim ben. olmadı. ama fırtınalar koptu bizde.

sonra gün geldi dedi ki bana meğer benle hep mutsuzmuş.
ne büyük haksızlık. ikimize de. bana benle olduğu zamanlarda aslında mutsuz olduğunu söyledi. bencil olduğumu. hep bencilmişim. onun yanında olduğumu sandığım herşeyi meğer kendim için için yapmışım. destek olmaya çalıştığım şeylerin kıymeti yokmuş. hatta sekste bile .... devamını getirmeyeyim..

şimdi düşünüyorum. gözlerim doluyor her seferinde duyduklarımı anımsarken. söylediği onlarca şeyi kimi zaman kabul ettim ders aldım kimi zaman affettim kimi zaman unutmam gerekti unuttum.

peki ben bu sonuncuları ne yapıcam...



9/14/2014

bugün.

acımasız olmak başka birşey. 
çok anlaşılır değil benim dünyamda. 

yok sevdiceğim sana yazmıyorum bunu. sana kızmam mümkün değil ne yaparsan yap. gözümden dökülen yaş acımızı biraz hafifletebilirse ne ala.. hem senin hem benim...

hayatlarımızı bencillik üzerine kuruyoruz. hiç bencil değilim diyen siz de öyle yapıyorsunuz. galiba ben de. bu büyük şehir bizi böyle yapıyor. kendimizi kollarken, kollamak isterken insanların tepkilerinden yada ne bileyim kalp kırıklıklarından kaçrken ucunu kaçırıyoruz. sessizliklerimiz suskunluklarımız yada kelimelerimiz bıçak gibi oluyor.  yeni bilenmiş olanından hem de. dokunduğu yeri kanatıyor..

mona lisa gülümsemesi ilişmiş hepimizin dudağının kenarına. 

8/09/2014

kalbimin

      yumuşmaya

   ihtiyacı

var.


öyle bişi.

6/15/2014

pazar.

on üzerinde 7 galiba. yada 6.5

midem çok gergin. kollarım da. hafif puslu. ama kotu mu emin degilim.. aslında biraz daha fiziksel iyi hissetsem cok bir sorun yok ama halsizim de. o çok yorucu.

yetmiyor birşeyler.

şimdi ona gel desem. gelmek istemezse bunu kaldırabilcegimi düşünmüyorum.

ve bu gece zor gececek.

keşke gelip sarılsa bana da gece öyle bitse. yarın o şey bitse gitse. ben de normalime dönebilsem.

sanırım doktoru dinlemeliyim.

daha önce nolmuş ki?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...